16 Kasım 2016 Çarşamba

Haziran Ayında Okuduklarım



Bu ayı 10 kitap ve 1 manga ile kapatmışım :') Bu ayın favorisini seçmekte oldukça zorlanıyorum çünkü okuduğum kitapların neredeyse hepsini çok sevdim. Ama sanırım Tüm Sırların Sahibi Kız, Scarlet, Suzan Defter aralarından bir tık daha sıyrılıyor. Aslında Fangirl de var ama bu kadar favori çok oldu gibi :')



Fangirl: 
Bu kadının anlatımında bir şey var. Sayfalar çevrilirken merak uyandıracak çok fazla şey olmasa bile o kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Mükemmel olmayan karakterler bir araya gelince mükemmel bir kitap ortaya çıkıyor her seferinde. Rowell kesinlikle çok zeki bir kadın. Bir kitabın içinde üç kitaptan kesitler sunmak herkesin yapabileceği bir şey değil bence. Hem Fangirlü yazıyor, hem Simon ve Baz'ın orjinal hikayesini hemde fanfictionı olan Yola Devam'ı ( Carry On ). İnanılmaz keyif alarak okudum açıkçası. Ve çoğu kişinin okurken sıkıldığı Simon ve Baz'ın hikayesine bayıldım. Ayrıca kitaptaki karakterlerde özellikle de Cath'de kendimi buldum desem yeridir. 5/5







Hayalet Kalp: 
Suzy, Franny öldükten sonra geçmişi telafi etmek için onun asıl ölüm sebebini bulmaya kafayı takıyor ve peşine düşüyor. Franny'nin boğulduğuna bir türlü inanmayan Suzy onun bir denizanası sokması sonucu öldüğünü düşünüyor ve bunu kanıtlayarak hem kötü biten arkadaşlıklarını telafi etmeyi hem de kendini huzura kavuşturmayı düşünüyor. 
Bence kitap aldığı ödülleri sonuna kadar hak ediyor. Bu küçücük kızın yüreğindeki bu kocaman yük eminim ki sizi de etkileyecek. Çok severek okudum gerçekten. 4,5/5


Türk Seri Katiller: 
Hikaye ya da roman değil Türk Seri Katiller. Bir araştırma yazısı ve buradaki insanların hepsi gerçek. Bu insanlar tüyler ürpertici bir şekilde aramızda geziniyor. Bizim gibi davranıyor, evleniyor hatta çocuk sahibi oluyor. Yani dışarıdan bakınca son derece normaller. Ama yaptıkları şeyler akıl alır gibi değil. Sundukları sebepler, öldürme yöntemleri gerçekten kan dondurucu. Ben kitaptan çok etkilendim. Ve etkilenme sebebimde bunların tamamen gerçek olmasıydı. Soğukkanlı davranışları, bir sürü insanı acımadan öldürmeleri. Gerçekten kafalarının içinde geçen şeyleri tamamen öğrenmek isterdim. Kitabın dili ne çok kötüydü ne çok güzeldi ama akıcıydı ve merak uyandırıcı şeyler okuduğunuz için kendisini çok rahat okutuyordu.Bu tarz kitaplar ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim. 4/5


Aşık Cadı: 
En az ilk kitap olan Kasabada Bir Cadı kadar akıcı ve keyifliydi. Bu seride film tadı var, okurken hep film izliyormuşum gibi hissettim. Bu kitapta başlarda bazı konuşmalar beni rahatsız etti. Çünkü çok basit yazılmıştı. Ama sonradan olaylar artınca basit diyaloglar yok oldu yerini heyecan aldı. Çok muhteşem bir kurgu olmasa da akıcılığı sayesinden kendini okutan bir kitaptı. Reading slumpa iyi gelecek bir seri. 3,5/5

Gus: 

Gün Işığım'ı çok fazla sevmemekle birlikte sonundan etkilendiğim ve ağladığım için 3.5 vermiştim. Kitap bana oldukça iyimser, Pollyannavari gelmişti. Ve kitapta en sevdiğim karakterlerden birisi de Gus olmuştu. O yüzden bu kitabı daha çok seveceğimi düşünüyordum. Ama düşündüğüm gibi olmadı. Keşke Gus'ı ilk kitaptaki haliyle bıraksaydım hafızamda. Çünkü bu kitapta Gus'ın yaptıklarına anlam veremediğim anlar oldu. İlk kitapta Gus'ı fazla insan, fazla bizden bulmuştum. Bu hoşuma gitmişti. Ama bu kitapta onu daha çok anlattıkça onunda Kate gibi herkesin iyiliği için koşturması falan bana yapay geldi. Ben gerçek hayatta hiç bir şeyin bu şekilde işlediğine inanamıyorum. Sanırım kitaptan uzaklaşmanın asıl sebebi yazarın anlatımıydı. İlk kitapta da bu kitaptada yazarın anlatımını sevemedim.İlk kitabı sevenlerin bunuda seveceğine eminim. 3/5


Tüm Sırların Sahibi Kız: 
Tüm Sırların Sahibi Kız'da biraz ağır okunan bir kitap olduğu için bir haftada anca bitirebildim. Ama şunu diyebilirim ki bayıldım. Konusunu okuduğumda kitabı seveceğimi biliyordum. Ama ne böyle bir şey bekliyordum ne de bu kadar sevmeyi. Filmin fragmanını izlemenizi tavsiye ederim. Resmen muhteşem bir film geliyor! O kadar heyecanlıyım ki bu film için, kitap harikaydı. 5/5


Scarlet : 
Cinder'a eksikleri olduğu halde 5 vermiştim fakat Scarlet'ı okuduktan sonra 4 versemde olurmuş dedim. Çünkü bu kitap Cinder'ın daha da üstündeydi bana göre. Kitapta olaysız geçen bir sayfa bile yoktu. Devamlı bir koşturma devamlı bir olay. Üstelik Cinder'daki tahmin edilebilirlik bu kitapta yoktu. Cinder'a başladığınız anda sonunda olacak şeyi anlıyorsunuz. Kitap sonunu size açıkça belli ederek devam ediyor, elbette bana göre sıkmadan. Ama Scarlet'ta bu yoktu. Şahsen ne olacağını tahmin edemedim ve etmek içinde uğraşmadım. Kendimi kitabın akışına bıraktım. 5/5



Veronica Ölmek İstiyor: 
Veronika Ölmek İstiyor sizi belki de uzun zamandır yapmadığınız bir şekilde yaşamı düşünmeye itiyor. Şahsen bende öyle oldu. Kitabı okurken de bittiğinde de kendimi hep hayatı sorgularken buldum. Veronika'nın intiharı sayesinde mutlu olmayı, hayata tutunmayı derinlemesine düşünüyorsunuz. Beni gerçekten çok etkileyen bir kitap oldu. 
Veronika'nın her şeye sahip olduğu halde hayatın monotonluğuna kapılıp yaşamak istememesi bencilse gelse de kitabı okurken ona katıldığım yerler olduğunu fark ettim. Sanırım hepimizin içinde az biraz delilik var. 4/5


Suzan Defter: 
Suzan Defter yalnız iki insanın günlüklerinden oluşan bir kitap. Az sayfaya çok şey sığdırmış bir kitap. Ayfer Tunç'un kaleminden inanılmaz keyif aldım. İki karakterde kasvetle sarıp sarmalanmıştı. Son zamanlarda okuduğum en kederli, hüzünlü karakterlerdendi bu adam ve bu kadın. Çok fazla yerin altını çizerek okudum. Aynı zaman dilimini farklı iki insanın ağzından farklı bakış açılarıyla okuyunca aynı olayın bile iki taraf için ne kadar farklı şekle bürünebileceğini gösterdi bu kitap. Ve kafamda bir deli soru ile bıraktı beni. Hangisi doğruyu söylüyordu ?
Sen ne kederli kitaptın Suzan Defter! 4/5

Karanlık Ateş: 
Kitaba çok büyük bir beklenti ile başladığımdan mıdır bilmem ama bayıla bayıla okumadım. Hatta oldukça ortalama buldum. Herkesin dilinden düşmeyen Barrons'tan hiç hoşlanamadım. Serinin devam kitaplarında ne olur bilemem ama bu kitapta kendisinden haz etmediğim kesin. Üstelik Mac durmadan 'henüz bilmiyordum, henüz farkında değildim' dedikçe çıldırdım. Bu tarz gizemleri severim ama fazlaya kaçınca bayıyor. Ve bu kitapta çok fazla kullanılmıştı bu cümleler. 
Barronsun Mac'e Bayan Lane diye hitap edip durması da bir diğer gıcık kaptığım konu :')Sonunu az çok tahmin etmiştim ve doğru çıktı. Ama bu hoşuma gitti. Sonundan dolayı merak ettiğim için seriye devam edeceğim. Yoksa etmezdim. 3/5
( Bu yorumu yazarken serinin ikinci kitabını da okumuş bulunuyorum. O yüzden şunu çok rahat diyebilirim ki seri gittikçe güzelleşiyor. İkinci kitap çok güzeldi. )


Buraya kadar okuduysanız teşekkür eder, bol kitaplı günler dilerim :')


1 yorum:

  1. Güzel ve Akıcı yazınız için teşekkür ederim, blogumu ziyaret izlemeye alırsanız sevinirim... https://hastaliktakip.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil

back to top