Favori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Favori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2016 Pazartesi

Kitap Yorumu | Harry Potter ve Lanetli Çocuk - J.K. Rowling, JackThorne, John Tiffany

Orijinal Adı: Harry Potter and The Cursed Child
Türkçe: Harry Potter ve Lanetli Çocuk
Yazarı: J.K. Rowling, Jack Thorne, John Tiffany
Yayınevi: YKY
Sayfa Sayısı: 359




Sekizinci hikâye. On dokuz yıl sonra...

Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç içe geçerken hem baba hem oğul tedirgin edici bir gerçeği, bazen karanlığın beklenmedik yerlerden geldiğini öğrenir.

"Harry Potter ve Lanetli Çocuk", J.K. Rowling, John Tiffany ve Jack Thorne'a ait yeni bir özgün hikâyeden yola çıkarak Jack Thorne'un yazdığı yeni bir oyun. Bu oyun sadece sekizinci Harry Potter hikâyesi değil, aynı zamanda tescilli olarak sahneye koyulan ilk Harry Potter hikâyesi. 30 Temmuz 2016'da Londra West End'de gerçekleşen prömiyerin hemen ardından Sahne Metni Özel Baskısı, dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları Harry Potter, arkadaşları ve ailesinin devam eden yolculuğuyla buluşturuyor.
 




     Kitap bittiğinde bu kitap için yapılan kötü yorumların sebebini anlamaya çalıştım önce, anlayamadım tabi. Sonra derin bir nefes çektim ve 'inanılmaz özlemişim be' dedim. Çünkü gerçekten bu dünyayı inanılmaz özlemişim.

14 Kasım 2016 Pazartesi

Kitap Yorumu | Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor - Beate Teresa Hanika

Orijinal Adı: Rotkäppchen muss weinen
Türkçe: Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor
Yazarı: Beate Teresa Hanika
Yayınevi: ON8 Yayınları
Sayfa Sayısı: 212




Büyükbabasının elleri neden bu kadar büyük Malvina’nın?
Babam bu sabah odama geldi; oda kapısını çok kararlı bir hareketle arkasından kapadı ve çalışma masamın sandalyesine oturdu. Tuhaf bir görüntüydü bu, çünkü oraya hiç oturmaz, odama neredeyse hiç gelmez. Bir süre yatağımın üzerindeki posterlere baktı, beğendiğim şarkıcıların posterlerine. Lizzy ile benim fotoğraflarımıza ise özellikle uzun uzun baktı, bir arkadaşımın olduğu daha önce hiç dikkatini çekmemiş gibi.
“Demek meşhur Lizzy bu,” dedi ve sadece “Lizzy” ya da “en iyi arkadaşın Lizzy” değil de “meşhur Lizzy” demesi hiç hoşuma gitmedi.

İlgisiz annesi, gözü erkeklerden başka bir şey görmeyen ablası, çok iyi anlaştığı ancak artık şehir dışındaki üniversiteye gittiği için hafta sonları dışında göremediği ağabeyi ve dediğim dedik babası, Malvina’nın, hayatındaki en büyük sorunun yanına bile yaklaşamıyorlar. Genç kız, küçüklüğünden beri büyükbabasının tacizine uğradığını ailesine anlatmaya çalışıyor, ancak onu kimse dinlemiyor. En iyi arkadaşına söyleyemiyor, âşık olduğu çocuğa anlatamıyor; kimse onu anlamıyor. Bir kızın, ilk aşk heyecanının gölgesinde büyüyen kâbusunu, çaresizliğini aktaran kara bir masal!

1967 Almanya doğumlu Beate Teresa Hanika, bu kitabın taslağı olan “Malvina in der Seifenblase” (Sabun Köpüğünde Malvina) ile 2007’de Oldenburg Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ödülü’nü aldı. 2010 Alman Gençlik Ödülleri’ne aday gösterilen yazar, Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor’la 2009 Bayern Eyaleti Sanat Ödülü ve 2010 Hans-im-Glück Ödülü’ne değer görüldü.


9 Kasım 2016 Çarşamba

Kitap Yorumu | J.A.Redmerski - Sarai - Izabel ( Katiller Çetesi 1 - 2 )


Orijinal Adı: Killing Sarai    
Türkçe: Sarai
Yazarı: J.A.Redmerski
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 416


Orijinal Adı: Reviving Izabel   
Türkçe: Izabel
Yazarı: J.A.Redmerski
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 368




Sarai Arka Kapak

The New York Times, USA Today ve The Wall Street Journal'ın çok satan yazarı J.A. Redmerski'den tutkunun ve hayatta kalma mücadelesinin romanı… 

Sarai henüz on dört yaşındayken annesi tarafından Meksika'daki bir uyuşturucu baronunun yanında yaşamaya zorlanmıştır. Fakat Sarai, normal bir hayatın ne demek olduğunu unutmasına rağmen, zorla alıkonulduğu evden kaçma umudunu da hiç yitirmemiştir. Soğukkanlı bir katil olan Victor da tıpkı Sarai gibi çocukluğundan beri hep ölüme ve şiddete tanık olmuştur. Victor öldüreceği yeni hedefiyle ilgili bilgi almak için Sarai'ın bulunduğu yere geldiğinde genç kız ,buradan kaçabilmek için elindeki tek fırsatın bu adam olduğunu anlar. Ne var ki, işler Sarai'ın planladığı gibi gitmez ve tehlikeli bir adamın elinden kaçarken, kendini Tucson'a giden bir kamyonun arkasında değil, bambaşka tehlikelerin içinde bulur. 

Firar sırasında Victor içgüdülerinin etkisindeki kişiliğinden sıyrılır, vicdanının sesini dinler ve Sarai'a yardım etmeye karar verir. Çift birbirine gittikçe yakınlaşırken, Victor kızı korumak için her şeyini, hatta herkes gibi Sarai'ın ölmesini isteyen erkek kardeşi Niklas'la aralarındaki ilişkiyi bile tehlikeye atar. Victor ve Sarai birbirlerine olan güvenlerini arttırırken, aralarındaki uyuşmazlıklar da zamanla azalmaya başlar. Peki Victor'un kaba kuvvete dayanan yetenekleri ve tecrübesi Sarai'ın hayatta kalmasına yetecek midir? Bu kitap Sarai ve Victor'un hikâyesidir.

"Beş yıldız!"
-The Book Enthusiast -

"Bu seri inanılmaz."
-Smi Book Club-

8 Kasım 2016 Salı

Kitap Yorumu | Genç Elitler - Marie Lu

Orijinal Adı: The Young Elites
Türkçe: Genç Elitler
Yazarı: Marie Lu
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 368



ONLAR HAYATTA KALANLAR, LİDERLER, SAVAŞÇILAR.
ONLAR GENÇ ELİTLER.
 
Adelina Amouteru, ölümcül bir hastalıktan kurtulmuştur. On yıl önce ülkesini kasıp kavuran kanlı humma vücudunda tuhaf izler bırakmıştır. Fakat hastalığı atlatanların bazılarında, başka şeyler de kaldığı rivayet edilmektedir… Gizemli ve sıradışı yeteneklere kavuştuklarına inanılan bu insanların kimlikleri gizlidir ancak onlara Genç Elitler denmeye başlamıştır.
Teren Santoro, Kral için çalışmaktadır. Engizisyon Mihveri’nin lideri olarak görevi, tehlikeli olduğuna inandığı Genç Elitler’i bulmak ve onlar ülkeyi yok etmeden onları yok etmektir ama aslında Teren hepsininkinden büyük bir sır saklamaktadır.
Enzo Valenciano, Hançer Cemiyeti üyesidir. Bu gizli Genç Elit grubu, kendilerinden olanları Engizisyon Mihveri’nden önce bulmaya çalışmaktadır ama Adelina’yı bulduklarında onun şimdiye dek görmedikleri güçlere sahip olduğunu keşfedeceklerdir.
Birbirinden apayrı savaşlar sürdüren bu üçlünün yolları hiç beklenmedik şekilde kesişecektir. Ancak hepsinin emin olduğu tek şey vardır: Karanlık bir intikam ve yok etme arzusuyla yanıp tutuşan Adelina’nın güçlerine bu dünyada yer yoktur.
 

24 Mart 2016 Perşembe

Kitap Yorumu | Her Şey- Nicola Yoon [ Kitap Cadılarının Yolculuğu Blog Turu ]

Orijinal Adı: Everything, Everything
Türkçe: Her Şey
Yazarı: Nicola Yoon
Yayınevi: Pena Yayınları
Sayfa Sayısı: 344 



EN BÜYÜK RİSK HİÇ RİSK ALMAMAKTIR.

Bazen en sevdiğim kitapları sondan başa tekrar okurum. Son bölümden başlar ve başa kadar tersten okurum. Bu şekilde okuduğunuzda, kitabın bölümleri de umuttan çaresizliğe, kendini tanımaktan şüpheye doğru gider. Aşk hikayelerinde çiftler sevgili olarak başlar, sonunda yabancı olurlar. Yetişkinliğe ulaşma kitapları yolunu kaybetme hikayelerine dönüşür. En sevdiğiniz karakterler yeniden doğar. Benim hayatım bir kitap olsa ve tersten okunacak olsa, hiçbir şey değişmezdi. Bugünün dünden hiçbir farkı yoktu. Yarın da bugünle aynı olacaktı. Maddy’nin Kitabı’nda, bütün bölümler birbirinin aynısıydı. Olly’ye kadar.
 
“Muhteşem ve şiirsel.”
The New York Times Book Review
 
 “Kalbinizi ısıtacak bu hikaye, umut ve hayallerle sarılı aşkı tüm riskleriyle kabullenerek normalin ötesine geçiyor.”
Kirkus Reviews
 
“Okumaya başladığınızda her şeyi bırakmak istemenize yol açabilir... bu lanetli aşk masalına kapılmamak çok zor.”
The Times
 

4 Aralık 2015 Cuma

Kitap Yorumu | Sonsuza Dek, Ayrı- Taylor Jenkins Reid

Orijinal Adı: Forever, Interrupted
Türkçe: Sonsuza Dek, Ayrı
Yazarı: Taylor Jenkins Reid
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 376



Yirmili yaşlarındaki sıradan bir kadın olan Elsie Porter'ın sıra dışı hikayesi... 

Yeni yılın ilk günü pizza almak için köşe başındaki pizzacıya girdiğinde Elsie kimseyi görmeyi beklemiyordu, hele de sevimli ve etkileyici Ben Ross'u asla. Ancak ikili birbirlerinden ilk görüşte etkilenmişti... 

Ben, Elsie ile yeniden görüşebilmek için yirmi dört saat bile bekleyememişti ve ikili sadece birkaç hafta içinde birbirlerine sırılsıklam aşık olmuştu, mayıs ayı geldiğinde ise Vegas'a kaçıp evlenmişlerdi bile. 

Nikahtan sadece dokuz gün sonra Ben bir kaza geçirmiş ve Elsie olay yerine vardığında kocası çoktan acil servise doğru yola çıkmıştı. Elsie, hastaneye vardığında ise kendisini kocasının hiç tanışmadığı, hatta Elsie'nin varlığından bile haberi olmayan annesi Susan beklemekteydi… 

Elsie ile Ben'in ayaklarınızı yerden kesecek aşkı ve Elsie ile Susan'ın yürek burkan acılarının birbirine geçen hikayesiyle Sonsuza Dek, Ayrı okura mutlu sona ulaşmanın birden fazla yolu olduğunu hatırlatacak. 

"Dokunaklı, muhteşem ve zaman zaman yürek burkan bir hikâye. Taylor Jenkins Reid'in anlatımı zekice ve içinizde hissedebileceğiniz kadar gerçekçi. Okuyun, tadına varın ve tavsiye edin." - Sarah Jio, Mart Menekşeleri, Böğürtlen Kışı ve Elveda Haziran romanlarının çoksatan yazarı- 

"Dokunaklı ve güçlü... Taylor kalbinizin iplerini ustaca eline alıyor ve bırakmıyor. Büyüleyici bir çıkış romanı." -Publishers Weekly, Starred Review- 

"Ölüm ve yaşam hakkında etkileyici bir roman." -Kirkus Review
s-

29 Ekim 2015 Perşembe

Kitap ve Film Yorumu | Marslı- Andy Weir


Orjinal Adı: The Martian 
    Türkçe: Marslı      
Yazarı: Andy Weir      
 Yayınevi: İthaki
Sayfa Sayısı: 416

Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyi Bilimkurgu ROMANI! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil." 
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)


10 Ekim 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu | Tersyüz- Amy Harmon

Orjinal Adı: Making Faces
Türkçe: Tersyüz     
Yazarı: Amy Harmon     
Yayınevi: Yabancı     
 Sayfa Sayısı: 376



"Tersyüz bize modern yaşamın unutturduğu duyguları hatırlatıyor. Güzellik sadece yüzeysel olabilir ama bu hikâye ta içinize işleyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak."
-A Love Affair With Books -

"Zaman zaman sizi neye uğradığınızı şaşırtan bir kitap okursunuz. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi. Bugüne kadar okuduğum en güçlü hikâyeydi ve bana inanın, çok çok fazla kitap okuyorum. " - Holly Kelly, Rising kitabının yazarı.-

"Hiçbir Çirkin, Ambrose kadar yakışıklı, hiçbir Güzel de Fern kadar naif olmamıştı! Tersyüz sizi toplum yargılarının ötesine götürerek, yaralı ve genç kalplerin bir attığı bu duygusal hikâyeyle içine çekecek." -Romancekolik-

"Tersyüz, sevginin, arkadaşlığın, kaybetmenin ve hayata dair ikinci bir şansın, duygusal, yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtacak, kolay kolay unutamayacağınız öyküsü."
-Tuğçe'nin Kitaplığı-

Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar… Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa ve yaralı bir savaşçının, sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i...
(Tanıtım Bülteninden)


9 Ekim 2015 Cuma

Kitap Yorumu | Gece ile Şafak- Fatma Erdek

Adı: Gece ile Şafak   
Yazarı: Fatma Erdek   
Yayınevi: Ephesus    
Sayfa Sayısı: 523


Karanlıkta bile gören gözdü yürek. Bir kez bağlandığında, iz sürüyordu. Onlar sevgiyi de, acıyı da birlikte yaşamışlardı. Büyüklerin dünyasında kötülüğün kurbanı olmuş, kaderin savurduğu farklı yönlerde kaybolmuşlardı.
Yıllar geçmiş, yaşamlar değişmiş, dile getirilemeyen acılar karanlıklarda hapsolmuştu. Ancak bir gerçek vardı ki; aynı ateşte yanan yürekler, biraz örselenmiş, biraz olgunlaşmış olsa da, birbirini tanıyordu.
Fakat hayat bu kez onlara farklı roller çizmişti. Gece, intikam ateşiyle yanan bir kadın… Şafak, sevdiği kadını korumak için kendinden vazgeçmeye hazır bir erkek… Gerçeği ararken, aşkın ve tutkunun esiri olan iki yürek…
Bir yanda dar, çıkmaz sokaklar, birbirine yaslanmış gecekondular, benzer yazgılar, yüzler, insanlar… 
Diğer yanda karanlığa sahte ışıklar yakan sazlı sözlü mekânlar, suçlar, suçlular, hem sefil, hem de göz alıcı hayatlar…
Tehlikenin koynunda, sırlarla çevrili derin bir AŞK hikâyesi okumaya hazır mısınız?
(Tanıtım Bülteninden)


6 Ekim 2015 Salı

Kitap Yorumu | Her Şey Ben Yaşarken Oldu- Mustafa Becit

Adı: Her Şey Ben Yaşarken Oldu    
Yazarı: Mustafa Becit   
Yayınevi: Sayfa6    
Sayfa Sayısı: 296

"Geçmişim, geleceğim içerisinde kazılmış derin bir kuyuydu. Bu kuyudan çıkmam için ancak Yusuf olmam gerekiyordu. Bunu başarabilirsem sonsuzluğu da geçebilirdim. Bu andan sonra da imkânsız olarak addedilen ne varsa hepsini mümkün kılabilirdim. Ancak biraz daha ölmemem gerekiyordu. İşte onun ne sınırı, ne de mümkünâtı vardı."
Hangi deney gerçek aşkı yüreğin hafızasından silebilir ki?
Bir kadın, üç adam… dört ayrı yürek. Serap, Celal, Pars ve Doktor. 
Kimi aşk, kimi aşk kisvesi altında intikam, kimiyse akıldışı deneylerin objesi olarak yüreğine yerleştirir Serap'ı. Herkesin bir planı vardır.
Bu romanda iyilerin yüzü kötülüğe, kötülerin yüzü beyaza boyalıdır. Bazıları portakal, bazılarıysa kurumuş kan kokar. Tüm bu intikam planları sadece Serap'ı elde etmek için mi, yoksa Serap sadece bir maşa mı? Peki, Serap bu hikâyenin neresinde? 
Celal, aşkı için hayatını tamamen değiştirmiştir; ama bugünü değiştirse de geçmişi ve geçmişin şekillendireceği geleceği değiştirebilir mi? Ayın karanlık ve aydınlık yüzü gibi tek bedende iki ayrı hayat yaşayan Pars, kişisel hesaplaşmalarında Serap'a hangi yüzünü dönecektir? Sevdiği kadını bir türlü elde edemeyen Doktor, sinsi bir yılan gibi kaç hayatın içine akıtacaktır zehrini? Freud mu haklıydı yoksa Jung mu? Peki Gazali bu romanın neresinde?
Mustafa Becit'ten hayatın içinden karakterlerle kurulmuş bir olay örgüsünün aksiyon, intikam, aşk, felsefe ve hatta biraz delilik dolu, bir solukta okuyacağınız çarpıcı anlatımı…Artık, köpüren hayatın sağanaklarında sancıyan bir namluya şakağınızı uzatma vaktidir…


10 Eylül 2015 Perşembe

Kitap Yorumu | Cinder- Marissa Meyer

Orjinal Adı: Cinder
Türkçe: Cinder    
Seri Adı: Bir Ay Günlüğü Serisi (Lunar Chronicles) #1 
Yazarı: Marissa Meyer   
Yayınevi: Artemis    
Sayfa Sayısı: 417



Gelecekte bile, hikaye "bir varmış bir yokmuş" diye başlıyor… İnsanlarla androidlerin yan yana dolaştığı Yeni Pekin'e hoş geldiniz. Her ne kadar birlikte yaşamayı başarsalar da türlerin dostluğu sanıldığı kadar kolay değil. Ölümcül bir veba insan nüfusunu tehdit ediyor. Ay İnsanları, Dünya'yı uzaydan izleyerek doğru zamanı kolluyor. Kimse Dünya'nın kaderinin tek bir kıza bağlı olduğunun farkında bile değil…

Becerikli bir mekanik ustası olan Cinder, herkesten saklasa da aslında bir sayborg. Üvey annesinin hakaretleri yetmezmiş gibi şimdi bir de üvey kardeşinin hastalanmasından sorumlu tutuluyor. Yakışıklı Prens Kai'nin hayatına girmesiyle birlikte, Cinder birden kendini gezegenler arası bir anlaşmazlığın ortasında buluveriyor. Sorumluluk ve özgürlük, sadakat ve ihanet arasında kalan Cinder, Dünya'nın geleceğini koruma altına almak için önce kendi geçmişinin sırlarını açığa çıkarmak zorunda... Yeniden kurgulanmış bu masalda Külkedisi ile tekrar tanışmaya ne dersiniz?

Marissa Meyer, Washington'ın Tacoma kasabasında doğup büyüdü. Henüz küçük bir çocukken kitaplara aşık olan Marissa, ergenlik yıllarından beri gençlik edebiyatı üzerine çalışıyor. Peri masallarına da büyük bir sevgi besleyen Marissa, gençlik günlerinden beri bu masalları yeniden kurguluyor ve bu tutkusundan da vazgeçecek gibi görünmüyor.


1 Ağustos 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu | İki Hayat Arasında- Jessica Shirvington

Orjinal Adı: Between The Lives
Türkçe: İki Hayat Arasında
Yazarı: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 320



Mükemmel hayat mı?
Yoksa mükemmel aşk mı?
Sen seç.
Sabine herkes gibi değildi. Kendini bildi bileli, iki hayatı vardı. Her yirmi dört saate bir değişim geçiriyor ve her günü iki kere yaşıyordu. 
Mükemmel Hayat.
Wellesley'de, Sabine istediği her şeye sahipti; cazibeli arkadaşlar, şık kıyafetler, başarılı bir okul yaşamı, herkesin birlikte olmak istediği bir sevgili ve göz kamaştırıcı bir gelecek...
Mükemmel aşk.
Roxbury'de Sabine'in bambaşka bir hayatı vardı; maddi zorluklar çeken bir aile, serseri arkadaşlar ve sırrı ortaya çıktığında başına gelen korkunç olaylar...Ama sonra Ethan'la tanıştı. Yakışıklı ve ilgi çekiciydi; üstelik Sabine, daha önce hiç kimse için böyle şeyler hissetmemişti.
Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine, bu nihayet mümkün gibi göründüğünde, amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney yapmaya başlamıştı. Ama kendisine inanan tek adamı ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi ?

back to top